Otobüslü Avrupa Turu

BÜYÜK AVRUPA TURU

BUDAPEŞTE VİYANA PRAG

AMSTERDAM BRÜKSEL

PARİS COLMAR ZÜRİH


VENEDİK ZAGREB SOFYA

1.Gün akşam 19:00 Kozyatağı, 19:30 Mecidiyeköy, 20:00 İncirli ve 20:45 Beylikdüzü hareket ile yola çıkıyoruz. Kapıkule, Bulgaristan üzerinden yolculuğumuz Sırbistan’a. Gece boyu yolculuk.

2.Gün sabah saatlerinde, öğlene doğru Belgrad’a varıyoruz. Avrupa’nın en eski kentlerinden biri olan, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a varışımızı takiben yapacağımız şehir turunda, Aziz Sava Katedrali, Bin yıl anıtı, Sava Nehri’nin Tuna’ya katıldığı noktada Fatih Sultan Mehmed’in uğruna yaralandığı ama fethinin Kanuni sultan Süleyman’a nasip olduğu Osmanlı donanmasının ikmal merkezlerinden Belgrad Kalesi, Kale Meydanı, Taş Meydan, Askeri Müze, Şehit Ali Paşa’nın türbesi, Bayraklı Camii görülecek yerler arasındadır. Panoramik yürüyüş turumuz ardından Knez Mihailova caddesinde vereceğimiz serbest zamanda gezebilirsiniz. Ardından konaklayacağımız otele yerleşiyoruz. Geceleme Belgrad’da otelimizde.

3.Gün sabah kahvaltı sonrası Orta Avrupa’ya doğru yol alıp büyüleyici bir şehir olan Budapeşte’ye geçiyoruz. Varış sonrası şehir turumuz başlıyor; Erszebet Köprüsü, Gellert Tepesi, Balıkçılar Kulesi, St. Mathias Katedrali, Zincirli köprü, Opera, Kahramanlar Meydanı görülecek yerler arasındadır. Şehir turu sonrası serbest zaman. Geceleme Budapeşte’de olacaktır.

4.Gün otelde alınan kahvaltı sonrası Mozart’ın şehri, pastalarıyla ve kahvesiyle ünlü Viyana’ya geçiyoruz. Turumuz esnasında Opera, Üniversite, Parlemento Binası, Tiyatro, Prater , Holfburg ve Müzeler bölgesi görülecek yerler arasındadır. Tur sonrası konaklama yapacağımız Prag’a geçiyoruz. Geceleme otelimizde.

5.Gün sabah kahvaltı sonrası şehir turumuz başlıyor; Küçük Mahalle , Charles IV. köprüsü, Eski şehir meydanı ve Astronomik Saat Kulesi görülecek yerler arasındadır. Şehir turu sonrası kısa bir serbest zaman verip Almanya Dresden’e geçeceğiz. Katedral, Zwinger Sarayı, Frauenkirche ( Kadınlar Kilisesi ) ve muhteşem müzeleri, Altmarkt Meydanı, Bruhl Terasi görülecek en önemli noktalardır. Bu eski demir perde şehrinde sosyalizm döneminden kalma sosyal konutlar da dikkat çekmektedir. Tur sonrası gece yolculuğumuz başlıyor. Rotamız Hollanda başkenti Amsterdam.

6.Gün sabah saatlerinde Amsterdam’a varıyoruz. Öncelikle tarihi şehir meydanı olan Dam Meydanı ve 2. Dünya savaşı kurbanlarını anmak için dikilen Ulusal anıtı, Amsterdam’ın en çarpıcı yapılarından biri olan Kraliyet Sarayı ve 3 yapay ada üzerindeki istasyon binasını görüyoruz. Ardından yel değirmenlerini görmek için Zaanse Sachs’a geçiyoruz. Tur bitimi Konaklama Amsterdam’da otelimizde.

7.Gün sabah otelde alınan kahvaltı sonrası Belçika’nın masal şehrini gezmek için yola çıkıyoruz. Brüj (Brugge); Belçika’nın Batı Flandra bölgesinin başkenti , farklı tatlarda çikolataları, dantelleri, birası ve kanallarıyla ünlü tipik bir Ortaçağ kentidir. Hediyelik eşya alışverişi yapıp, çikolata tadıp biranızı yudumladıktan sonra konaklama yapacağımız Paris’e geçiyoruz. Geceleme otelimizde.

8.Gün sabah kahvaltı sonrası Paris turumuz başlıyor; Bu turumuzda Fransa’nın en önemli sembolü Eyfel Kulesi ilk görülecek yerler arasındadır. Sonrasında Dünyaca ünlü Louvre Müzesi,şarkılara konu olmuş,en şık mağazaları ve kafeleriyle ünlü alışveriş caddesi Champ Elysse ve burada meydan olarak adlandırılan Zafer Meydanını ve 224 basamakla tepesine varıldığında Paris şehir manzarasını izleyebileceğiniz Zafer Takı görülecek yerler arasındadır.panoramik turumuzun ardından gece konaklama otelimizde.

9.Gün sabah otelde alınan kahvaltı sonrası hareket ederek Alsace Bölgesine geçiyoruz. İlk durağımız Colmar. Colmar’ın günümüze dek oldukça iyi korunmuş sokaklarında gezinirken tamamen pembe taşlardan inşa edilmiş St.Martin Katedrali, küçük kanallarıyla İtalya’nın Venedik şehrini anımsatan Küçük Venedik, Colmar’ın en eski evlerinden Maison Pfister ve yüzlerle süslenmiş bir Rönesans binası olan Maison des Tetes görülecek yerler arasındadır. Turumuzda üçüncü durağımız Kaysersberg. Kayserberg, Fransa’nın Orta Çağ’dan kalma bir kasabası olarak Alsace bölgesinin büyüleyici bir parçasıdır. Renkli evleri, dar sokakları ve tarihi dokusuyla ünlüdür. Özellikle 13. yüzyıldan kalma Château de Kaysersberg kalesi, kasabanın en belirgin simgelerindendir. Şehrin merkezinde yer alan Sainte-Croix Kilisesi ise Gotik mimarisiyle dikkat çeker. Turumuzun ardından Colmar’ı gezip konaklama yapacağımız otele yerleşiyoruz. Geceleme otelimizde.

10.Gün sabah otelde alınan kahvaltı sonrası ilk durağımız Zürih. Zürih’e varışımızın ardından yapılacak turumuzda; iki kulesiyle şehrin sembollerinden Evangelist Kilisesi, İsviçre‘nin en büyük saatinin bulunduğu St.Peterskirche Kilisesi’ ndeki saat kulesi, dünya markalarının ve şık restoranların bulunduğu şehrinen gözde caddesi Bahnhoff Strasse, Limnat Nehri’nin kenarında bulunan keyifli yürüyüş yolu Schipf ile Zürİh gezimizi tamamlayarak Luzern’e hareket edeceğiz, göreceğimiz yerler arasında Luzern Gölü, 13.yy’dan kalma Tarihi Luzern Ahşap Köprüsü ve eski şehrin zarif tarihi evleri sayılabilir. Alp’lerin zirvelerinin gölgesindeki Luzern, gölü, doğası ve ilaveten neşeli şehir hayatı ile bugün İsviçre’nin en popüler turizm noktalarından birisi. Ardından Lugano’ya hareket. Lugano gölü kıyısına kurulmuş bu şirin kent yazın ünlü ve zenginlerin akınına uğraması sebebiyle İsviçre’nin Monte Carlo’su olarak da anılır. Tur bitimi otelinize transfer ve serbest zaman. Konaklama otelimizde.

11.Gün sabah kahvaltı sonrası İtalya’nın sanayi ve moda kalbi olan Milano’ya varıyoruz. Yapacağımız Milano şehir turunda şehrin şık caddelerinde yürüyerek Ünlü Doumo meydanına geliyoruz.Meydanda İtalya’nın en önemli ve mimari açıdan en ihtişamlı eserlerinden biri olan Doumo Katedrali’ni görüyoruz. Galeria Vittoria Emanuele Çarşısı ve Ünlü Buenos Aires Bulvarında alışveriş yaparak Milano’daki zamanımızı tamamlıyoruz. Milano turu sonrası konaklama Otelimizde.

12. Gün sabah otelde alınan kahvaltı sonrası Venedik’e hareket. Venedik’e varışımız ile Venedik’i tanımak üzere, yürüyerek San Marco meydanına doğru hareket ediyoruz. Misafirlerimiz Özel vapurettolar ile tarihi San Marco Meydanına varıyoruz , Meydan ve San Marco Katedrali, Dükler Sarayı, Büyük Kanal, Rialto Köprüsü rehberimiz eşliğinde görülecek yerler arasındadır. Arzu eden misafirler Gondollar ile kanallar gezisine katılarak romantik ve tarihi kanalları su üstünden daha detaylı gezme imkanı yakalıyoruz. Tur sonrası Zagreb’e hareket ve konaklama otelimizde.

13. Gün sabah otelde alınan kahvaltı sonrası tüm gün Hırvatistan başkenti Zagreb’teyiz. 19. yüzyıl mimarisi, kültürel özellikleri, tarihi özellikleri ve doğa güzellikleri ile beklentilerinizden çok daha güzel bir kent olan Zagreb, aynı zamanda eğlenceli hayatı ile de ünlüdür. Zagreb’in görülmesi gereken en önemli yerleri Ortaçağ özellikleri ile Yukarı Şehir (Kaptol) bölgesindedir. Sabah kahvaltısı ardından odaların boşaltılması ve Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a doğru hareket. Sokullu Mehmet Paşa Çeşmesi , Saborna Kilisesi, Askeri Müze, Damat Ali Paşa Türbesi, Kale Meydanıi Zindan Kapı, Saat Kulesi, Leopoldov Kapı, Stefan Lazerevic Anıtı, İstanbul Kapı,Terazi Meydanı, Nebojsa Kulesi, Cumhuriyet Meydanı ve Taş Meydan görülecek yerler arasındadır. tur sonrası konaklamamızı Niş’te gerçekleştiriyoruz.

14. Sabah otelde alınan kahvaltı sonrası hareket ederek Bulgaristan’ın başkenti Sofya’ya hareket. Varışımızla birlikte yapacağımız panoramik şehir turumuzda; St. Nedelya Kilisesi, Rotanda Kilisesi, Rus Kilisesi, Ayasofya Kilisesi, Aleksander Nevski Katedrali, Başbakanlık, Parlamento, Sofya Üniversitesi, Ulusal Kültür Sarayı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de Yeniçeri kıyafeti ile katıldığı ünlü kıyafet balosunun yapıldığı Ordu Evi göreceğimiz yerler arasında yer alıyor. Şehir turumuz sonrası Türkiye’ye dönerek sizleri aldığımız noktalara bırakıyoruz. Bir başka gezide görüşmek üzere.

En İyi İtalya Turu

ARKEOLOJİ DÜNYASI VE İTALYA TURU

1.Gün 28 Mart akşam 20:00 de İstanbul’dan hareket ile yola çıkıyoruz. Tekirdağ ve İpsala Sınır Kapısı üzerinden yolculuğumuz Selanik’e. Gece boyu yolculuk.

2.Gün 29 Mart sabah saatlerinde Gümülcine, İskeçe ve Kavala güzergahından Selanik’e vararak Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ediyoruz. Ardından gemi yolculuğu için Igoumenitsa’ya geçiyoruz. Akşam 20:00 da gemiye binerek İtalya Ancona’ya hareket ediyoruz.

30 Mart Ancona’ya varışımız Sonrası direkt Venedik’te kalacağımız otele gidiyor ve dinlenmeye çekiliyoruz. 3.Gün 31 Mart Venedik. Venedik’te dış cephesi daha dünyevi heykellerle süslü olan sanat atölyesi tadında Santa Maria del Giglio Kilisesi’ni (Zambaklı Meryem), ardından kentin en ünlü yapısı olan ve Ortodoks Bizans stilinde yapılan San Marco Bazilikası’nı göreceğiz. 9. yüzyılda yapılan bazilikaya sonraki dönemlerde pek çok şey eklenmiştir. Bunlardan biri 1204 yılındaki İstanbul’daki Latin İstilası sırasında hipodromdan kaçırılan dört bronz atlardır. İçindeki mozaikler ve freskler harikuladedir. Ahlar Köprüsü, kireç taşından yapılma işlemeleriyle ve esirlerin hapishaneye giderken son kez Venedik’e bakarak ah vah ettiği anlatısıyla kentin simge parçalarından. Gezdiğimiz her yerin öyküsünü sığdırmak mümkün değil. Palazzo Ducale Sarayı, Aziz Mark Çan Kulesi, Palazzo Grimani Devlet Müzesi ve Santa Maria Formosa Kilisesi’nin öyküsünü geziye bırakalım. Konaklama için Floransa’ya geçiyoruz.

1-2 Nisan Floransa. Floransa’da Uffizi Galerisi Rönesans Dönemi’yle ilgili en kıymetli eserleri ve en zengin resim koleksiyonunu içinde barındırır. Michelangelo, Rafaello, Caravaggio gibi sanatçıların da eserleri orada. Gez gez bitmez. Vecchio Sarayı 14. yüzyılın başında yapılmış, kulesi ve içindeki freskleri ve heykelleriyle en etkileyici mekanlardan biridir. Signoria Meydanı açık hava galerisi hüviyetindedir ve paganlara ait birçok öykü heykellerde somutlanmıştır. Poseidon (Neptün) ve replika Davut Heykeli yine buradadır. Medici Şapeli,Floransa Katedrali, Giotto’nun Çan Kulesi, Aziz Giovanni Vaftizhanesi, Michelangelo’nun Davut Heykeli gibi birçok rönesans heykelini içinde barındıran Akademi Galerisi, Santo Spirito Pitti Sarayı ve Santa Maria Novella Basilikası gibi yapılar görülecek ve içindeki kimi eserlerin öyküleri konuşulacak.

3-4 Nisan Roma. Roma İmparatorluğu’nun başkenti Roma, bir zamanların en önemli pagan şehriyken devam eden süreçte Hıristiyanlık açısından en önemli şehir haline gelmiştir. Panteon, kentin en önemli kült yapısıdır ve Tüm Tanrılar anlamına gelir. Tapınağın kubbesi mimarlık açısından çok önemlidir ve daha sonraki süreçte kiliseye çevrilmiştir. Bir sonraki yer Sistina Şapeli, aslında işlevi Papalık Şapeli’dir. Michelangelo’nun tavan freskleri dünya gözüyle görülesedir. Kentin en önemli Hıristiyanlık yapısı Aziz Petrus Bazilikası’dır (Piazza San Pietro Meydanı vs). Petrus Katolikler için ilk papa olarak kabul edilir ve İsa kendisine kaya anlamına gelen Petrus adını verir. Benim cemaatim bu kayanın üzerine kurulacak demiştir ve onun üstünde Katoliklik yükselmiştir. MS 4. yüzyılda mezarının olduğu düşünülen yere küçük bir kilise yapılır. Bu kilisenin olduğu yere 15. yüzyılda bugünkü kilise inşa edilir. Mimarlarının arasında Bernini, Michalangelo ve Raphael de bulunmaktadır. Villa Giulia Ulusal Etrüsk Müzesi’nde İtalya’da çok köklü kültür ve inanç yaratmış ve Roma’yı etkilemiş Etrüsklere ait kültürel mirası göreceğiz ve tarihselliğine atıf yapacağız. Kolezyum, gladyatör dövüşleri için inşa edilen amfitiyatrodur. Ölü kültünden doğup toplumu manipüle etmek için büyük gösterilere dönüşen dövüşler Roma İmparatorluk Çağı’na damgasını vurmuştur. Trajan Sütunu, Roma’daki en etkileyici parçalardan biri bu olabilir. Traianus’un Dacia’yı (Romanya) kontrolü almasını sağlayan savaşlar neticesinde sembolük olarak yapılmış anıtsal sütundur. Üzerindeki kabartmalar harikuladedir. Roma Cumhuriyeti’nden imparatorluğa kadar pek çok izi içinde barındıran ve içinde dört tapınak bulunan Largo di Torre Argentina Kutsal Alanı (muhtemelen Sezar’ın öldürüldüğü yer. Sende mi Brütüs?), Konstantin Takı, Kutsal Melek Kalesi, Sant’Angelo Köprüsü, Roma Forumu gibi yapılar gezip görülecek ve tarihsel akışını konuşacağız

5 Nisan Napoli: Pompeii ve Herculaneum. Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla oluşan küllerin altından kalan ve adeta zamanın donduğu Pompeii ve Herculaneum’u dolaşacağız. Özellikle küllerin altında kalan insanların oluşturdukları boşluklardan alınan kalıpları görecek ve uzun uzun konuşacağız. Zamanda yolculuk yapacak ve Roma’da günlük yaşamı, yoksullar ve zenginler çekişmesini, latrinaları, villaları, insulaları ve krallıktan cumhuriyete imparatorluktan Hıristiyanlık sürecine kadar Roma’nın tüm akışını deşeceğiz. Artık dönüş vakti. Bari/Brindisi limanınadan yataklı gemiye binip Yunanistan Igoumenitsa’ya geçeceğiz.

6 Nisan sabah saatlerinde Igoumenitsa’ya varışımız sonrası Kavala’da öğle yemeği ve dinlenme molası verip İstanbul’a döneceğiz. İtalya Gezisi’nde Roma’nın krallıktan imparatorluğa kadar uzanan süreci, Anadolu’ya ve Akdeniz’e açılışı, Hıristiyanlaşması, Vizigot Yağması, Roma’nın yıkılışı, Katolikliğin yükselişi ve Rönesansa uzanan süreç anlatılacak. Gezeceğimiz yerlerdeki mirasın hepsini görmek ve anlatmak mümkün değil. Özellikle müzeler çok zengin ve uzun uzun öyküleri var. Gezdiğimiz süre boyunca kimi eserleri daha uzun konuşarak anlaşılır kılacak ve gezi sonunda İtalya’dan ayrıldığınızda derin bir fikre ve düşünceye sahip olacaksınız.

Avrupa Turu

AVRUPA TURU

Belgrad, Zagreb, Venedik, Prag, Viyana, Budapeşte, Sofya, Plovdiv

1. Gün akşam 21:00’da okulumuzdan hareket ile yola çıkıyoruz. Kapıkule, Bulgaristan üzerinden yolculuğumuz Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a. Gece boyu yolculuk


2. Gün sabah saatlerinde Belgrad’a varıyoruz. Avrupa’nın en eski kentlerinden biri olan, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a varışımızı takiben yapacağımız şehir turunda, Aziz Sava Katedrali, Bin yıl anıtı, Sava Nehri’nin Tuna’ya katıldığı noktada Fatih Sultan Mehmed’in uğruna yaralandığı ama fethinin Kanuni sultan Süleyman’a nasip olduğu Osmanlı donanmasının ikmal merkezlerinden Belgrad Kalesi, Kale Meydanı, Taş Meydan, Askeri Müze, Şehit Ali Paşa’nın türbesi, Bayraklı Camii görülecek yerler arasındadır. Panoramik yürüyüş turumuz ardından Knez Mihailova caddesinde vereceğimiz serbest zamanda gezebilirsiniz. Ardından konaklayacağımız otele yerleşiyoruz. Geceleme Belgrad’da otelimizde.

3. Gün sabah otelde alınan kahvaltı sonrası hareket ederek Hırvatistan başkenti Zagreb’e geçiyoruz. Varışımız sonrası 19. yüzyıl mimarisi, kültürel – tarihi özellikleri ve doğa güzellikleri ile ön plana çıkan Zagreb, aynı zamanda eğlence kültürünün de ön planda olduğu kent. Etkileyici güzellikteki Zagreb’de şehrin sokaklarını arşınlayacağımız turumuz esnasında; Zagreb Katedrali, Dolac Pazarı, Zagreb’in sembolü St Mark Kilisesi, Lotrseak Kulesi, St Catherine Kilisesi görülecek başlıca eserleden bazılarıdır. Dileyen misafirlerimiz Taş Kapı’da dilekleri için mum yakma geleneğinin bir parçası olabilirler. Devam eden programımızda, At nalı şeklinde bir çok güzel parka ev sahipliği yapan Zagreb’te Arkeoloji Müzesi, Ulusal Müze, Hükümet binaları da panoramik olarak göreceğimiz önemli yerlerden bazılarıdır. Gece konaklama Venedik’te otelimizde.

4. Gün sabah otelde alınan kahvaltı sonrası Venedik’e hareket. Venedik’e varışımız ile Venedik’i tanımak üzere, yürüyerek San Marco meydanına doğru hareket ediyoruz. Misafirlerimiz Özel vapurettolar ile tarihi San Marco Meydanına varıyoruz , Meydan ve San Marco Katedrali, Dükler Sarayı, Büyük Kanal, Rialto Köprüsü rehberimiz eşliğinde görülecek yerler arasındadır. Arzu eden misafirler Gondollar ile kanallar gezisine katılarak romantik ve tarihi kanalları su üstünden daha detaylı gezme imkanı yakalıyoruz. Gece belirlenen saatte yola çıkarak Orta Avrupa’nın göz bebeği Prag’a yolculuk.

5. Gün sabah kahvaltı sonrası şehir turumuz başlıyor; Küçük Mahalle , Charles IV. köprüsü, Eski şehir meydanı ve Astronomik Saat Kulesi görülecek yerler arasındadır. Şehir turu sonrası kısa bir serbest zaman verip Almanya Dresden’e geçeceğiz. Katedral, Zwinger Sarayı, Frauenkirche ( Kadınlar Kilisesi ) ve muhteşem müzeleri, Altmarkt Meydanı, Bruhl Terasi görülecek en önemli noktalardır. Bu eski demir perde şehrinde sosyalizm döneminden kalma sosyal konutlar da dikkat çekmektedir. Tur sonrası geceleme otelimizde.

6. Gün otelde alınan kahvaltı sonrası iki önemli başkent göreceğimiz yoğun bir program bizi bekliyor; kahvaltımızı Çekya, öğle yemeğimizi Avusturya, akşam yemeğimizi Macaristan’da yiyeceğiz. Öğle saatlerinde Mozart’ın şehri, pastalarıyla ve kahvesiyle ünlü Viyana’ya geçiyoruz. Turumuz esnasında Opera, Üniversite, Parlemento Binası, Tiyatro, Prater , Holfburg ve Müzeler bölgesi görülecek yerler arasındadır. Tur sonrası konaklama yapacağımız Budapeşte’ye geçiyoruz. Geceleme otelimizde.

7. Gün kahvaltı sonrası şehir turumuz başlıyor; Erszebet Köprüsü, Gellert Tepesi, Balıkçılar Kulesi, St. Mathias Katedrali, Zincirli köprü, Opera, Kahramanlar Meydanı görülecek yerler arasındadır. Şehir turu sonrası serbest zaman. Gece belirtilen saatte yola çıkarak Bulgaristan’a geçiyoruz.

8. Gün sabah saatlerin Sofya’ya varıyoruz; yapacağımız panoramik şehir turumuzda; St. Nedelya Kilisesi, Rotanda Kilisesi, Rus Kilisesi, Ayasofya Kilisesi, Aleksander Nevski Katedrali, Başbakanlık, Parlamento, Sofya Üniversitesi, Ulusal Kültür Sarayı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de Yeniçeri kıyafeti ile katıldığı ünlü kıyafet balosunun yapıldığı Ordu Evi göreceğimiz yerler arasında yer alıyor. Şehir turumuz sonrası serbest zaman. Tur liderimizin belirleyeceği saatte buluşarak Plovidv’e geçiyoruz. Turumuza adı “Nöbet Tepe” olarak geçen şehrin en eski bölümü “Eski Plovdiv”, şehrin eğlence ve alışveriş merkezi olan Batenberg Caddesi, Plovdiv’e özel simetrik ev örneği Balabanov Evi, Georgi Mavridi’nin evi ve Eski Roma çağından kalma amfitiyatro göreceğimiz yerler arasında. Ardından kısa bir mola verip son durağımız alışveriş için mola vererek Kapıkule Sınır Kapısı’na varıyoruz. Gümrük ve pasaport işlemler sonrası free shop molası verip ülkeye giriş yapıyoruz. Sizleri aldığımız noktalara bırakarak turumuzu noktalıyoruz


Günü Birlik Turlar

bulgaristan

GünüBirlik Bulgaristan Sofya Plovdiv

Linka turizm araçları ile tur süresince ulaşım

Araç içi ikramlar

Araç içi kahvaltı paketi

GünüBirlik Yunanistan

Linka turizm araçları ile tur süresince ulaşım

Araç içi ikramlar

Araç içi kahvaltı paketi

Yunanistan turu; günübirlik gerçekleştirdiğimiz turlarda Yunanistan’ın Batı Trakya Bölgesini gezebilirsiniz. Hem ekonomik hem de çok fazla vakit kaybetmeden bu küçük illeri tanıyabilirsiniz. Ayrıca Yunanistan hakkında bilmeniz gereken bazı hususlar şu şekildedir;nüfus yaklaşık olarak 10,72 milyon düzeyindedir. Avrupa Birliği üyeliği ile birlikte göçün de artmasıyla son yıllarda nüfus düşüşe geçmiştir. Yunanistan’ın resmi adı aslında Helen Cumhuriyetidir. 2001 yılından beri Yunanistan para birimi Euro dur. Yunanistan’da asgari ücreet yaklaşık olarak 780€dur.Günümüzde başbakanı Kiriakos Miçotakis’tir, bizim ülkemizde en çok Çipras tanınmaktaydı. Yunanistan ile Türkiye yıllardır iki komşu ülke olsa da aralarında sıklıkla eskiye dayanan gerginlikler çıkmaktadır. Ancak halklar birbirine genel olarak dosttur. Sonuç olarak iki bölgeden de birbirine göç eden ve ya halen azınlık olarak yaşayan kesimler var. Tabi ki her ülkede olduğu gibi Yunanistan’Da da aşırı sağcı görüşler tarafından Türklere karşı bir antipati mevcuttur.

Kavala Yunanistan’ın önemli liman kentlerinden biridir. Bizler en çok Kavalalı Mehmet Ali Paşa ve Kurabiyesi ile bilsek de önemli bir şehirdir. Kavala Kurabiyesi temel olarak kullanılan tereyağı, pudra şekeri ve badem ile inanılmaz bir lezzete bürünür. Kolay kolay başka yerlerde bu lezzeti yakalayamazsınız. En iyi kurabiyeciler şehir merkezinde değil Nea Karvali Köyü ve çevresindedir. Kavala bölge olarak Batı Trakya’nın doğuda bittiği Makedonya bölgesinin başladığı yerdedir. Yani Ege Denizi’nin kuzeyinde, İpsala’ya yaklaşık 200km lik mesafede yer alır. Şehrin meşhur olan diğer bir özelliği ise birbirinden lezzetli çeşitler sunan balık ve balık restaurantlarıdır. Taze tutulan deniz levreği, deniz çuprası için doğru adres olsa da bizim tavsiyemiz barbundur. En çok beğenilen diğer ürünler ise kabak kızartması, kalamar ve midyeli pilavdır.

Thassos Adası ya da Türkçe ismiyle Taşöz Adası Kavala’nın neredeyse karşısına denk düşen oldukça popüler turistik bir adadır. Marmara Adası’na benzer bir özelliği olan mermer yataklarıysa adanın diğer önemli bir geçim kaynağıdır. Thassos Adası’na Kavala ve Keramoti’den kalkan feribotlar ile ulaşmak mümkün. Herhangi bir rezervasyon olmaksızın gün içerisinde pek çok sefer mevcut olup kişi başı ücretler 5€ civarıdır. Taşöz Adası’na yakın olan liman Keramotidir. Adanın en ünlü sahili ve aynı zaman da özel plajı Marble Beach tir. Kumları ve büyüleyici denizi ile muhteşemdir. Yaz aylarında yer bulmanız oldukça zordur. Yunanistan’Da bizim gibi plaj giriş ücreti, otopark ücreti ve ya rezervasyon sistemi olmadığı için elinizi sabahları çabuk tutmanız gerekir. Thassos’ta çok fazla otel seçeneği yoktur. Çok lüks 2 otel dışında genelde orta düzey pansiyon ve ya apart tarzında oteller bulabilirsiniz.

İskeçe, Batı Trakya bölgesinin başkentidir. Yunanistan’da en çok Türk nüfusun yaşadığı şehirdir. Ayrıca bölgede var olan Pomaklar da İskeçe Köyleri ve özellikle Bulgaristan Sınırı’na yakın köylerde yaşarlar. Rio’dan sonra dünyanın en büyük ikinci karnavalı İskeçe Karnavalı’dır. Her yıl şubat sonu mart başına denk gelen Pazar gününde şehir adeta bambaşka bir çehreye bürünür. Ülkenin her yerinden gelen kostümlü gruplar yürüyüş yaparak Paskalya’yı kutlar. Biz de her sene mutlaka İskeçe Karnavalı Turu düzenliyoruz. Ancak bu dönemde sınırda oluşan uzun kuyruklar dikkate alınmalı.

Bölgenin özellikle Türk Nüfus açısından diğer önemli şehri Gümülcine yada Yunanca Komotini. Gümülcine kahvesi ile meşhurdur. Türk kahvesi ile birebir aynı kahve çeşidi olsa da kendine has aroması ve her zaman taze olarak bulunması ile meşhurdur. Mutlaka geldiğinizde deneyin. Ayrıca şehirde bölgenin en iyi börekçilerinden olan Taki’De kremalı börek yemeden dönmeyin, tabi bulabilirseniz. Son olarak bu hatta sınır komşumuz olan Dedeağaç ya da Alexandrapouli yer almakta, bizler TV den daha çok tanısak da hemen sınırdan yarım saatlik mesafedeki şehir bölgedeki tek uluslararası havalimanına da sahip. Yaz aylarında oldukça kalabalıklaşan şehirde pek çok ünlü markanın butiğinden, lezzetli restaurantlara kadar pek çok seçenek var. Aya Yorgi restaurant bize göre bölgenin en iyisi. Günübirlik Yunanistan Dedeağaç turlarımıza katılarak şehri keşfedebilirsiniz.

Türk insanı özellikle haftasonları alışveriş ve kumar oynamak için tercih etmekte. Dedeağaç’a turumuzda otobüs ile yaklaşık 4 saat sonra varmaktayız. siz de isterseniz İstanbul’dan her gün kalkan otobüsler ile gidebilirsiniz. Yunanistan’a araç ile giderken öncelikle aracınıza yeşil sigorta olarak tabir edilen yurtdışı zorunlu sigortasını yaptırmanız gerekir. Ayrıca araç ruhsat sahibi araçta değil ise vekaletname çıkarmanız gerekiyor. Bu durumda size tavsiyemiz bu vekalete tarih koydurmamanız. Ayrıca başka kişilerin de bu araçla yurtdışına çıkma ihtimali var ise onları da vekalete ekleyerek her seferinde noter ücreti ödemezsiniz. Hususi araçlarda ekstra bir şey yapmanıza gerek yoktur. Ancak yasal olarak mutlaka ehliyetiniz yeni tip olmalıdır. Eskiden Beynelminel Sürüc ehliyetnamesi çıkartmak gerekiyordu. Ayrıca triptik vb. evraklarda gerekiyordu. Artık bunlara gerek kalmadı.

Yunanistan’a ülkemizin 2 adet sınır kapısı bulunmakta biri İpsala diğeri ise Pazarkule Sınır Kapısı; İpsala Sınır Kapısı Keşan’dadır ve ençok kullanılan kapıdır. Pazarkule ise Edirne merkezden ulaşılır ve sadece hususi araç ve yaya trafiğine açıktır. Pazarkule Sınır Kapısı’nı genellikle Edirne’de ikamet edenler kullanır. Yine de İpsala’da yoğunluk yaşanan zamanlarda aklınızda bulunsun.

Bulgaristan; diğer bir sınır komşumuz. Bulgaristan’a ülkemizin toplam 3 adet sınır kapısı bulunmakta. Bilinen en büyük kapımız Kapıkule Sınır Kapısı’dır. Ayrıca Hamzabeyli ve Dereköy Sınır Kapıları bulunmaktadır. Burgas Varna tarafına gidecekler için kullanılan Dereköy Sınır Kapısı son yıllarda yapılan çalışmalar ise büyüse de yine oldukça küçüktür. Bu sebeple haftasonları ve tatil zamanları oldukça uzun saatler beklemeniz gerekebilir. Avrupa tarafına gidecek vatandaşlarımız Kapıkule Sınır Kapısı’nı kullanır. Hamzabeyli Sınır Kapısı daha çok TIR’ların ve Deliorman bölgesine gidecek Bulgar göçmenlerinin kullandığı bir kapıdır.

Yurtiçi Turlar

En İyi Mersin Adana Turu

6 gece 3-4* vb. otellerde yarım pansiyon konaklama

Araç içi ikramlar

Profesyonel kokartlı rehberlik hizmeti

En İyi Batı Karadeniz Turu

1 gece  otelde konaklama

Araç içi ikramlar

Profesyonel kokartlı rehberlik hizmeti

En İyi Pamukkale Efes Turu

1 gece 4* vb. otellerde yarım pansiyon konaklama

Araç içi ikramlar

Profesyonel kokartlı rehberlik hizmeti

En İyi Ege Akdeniz Turu

4 gece 3-4* vb. otellerde yarım pansiyon konaklama

Araç içi ikramlar

Profesyonel kokartlı rehberlik hizmeti

Anıtkabir, çok fazla şey söylemek geliyor insanın içinden.Şimdilik mimari özelliklerine değinelim; 1944’te yapımına başlanıp 1953’te son buldu. Halikarnas Mozalesi’nden esinlenerek yapılan Anıtkabir’De Anadolu’daki pek çok uygarlıktan izler vardır. Bununla birlikte yapımında kullanılan traverten ve mermerler yurdun farklı noktalarından getirilmiştir. 12 adet aslan heykelinin yer aldığı Aslanlı yol, mabede giderken insanı arındırmak için tasarlanmıştır. 104 farklı bitki türünün olduğu Barış Parkı ise yapıyı çevreler. Mustafa Kemal Atatürk’ün kabri Anıtkabir; yapımı 9 yıl süren mimari yapı çok uzun bir proje aşamasına ve inşaası sürerken dahi yapılan değişikliklere sahiptir. Aslanlı Yol’un Hititlerden, Anıt Mezar kısmının ise Helenler’den esinlenildiği düşünülür.

Tokat’ın 26 km güneyinde Pazar ilçesinde yer alan Ballıca Mağarası yaklaşık 3 4 milyon yıllık bir geçmişe sahip. 95 metre yüksekliğe ve 680 metre uzunluğa sahip mağarada daha keşfedilmeyi bekleyen onlarca oda var. Günümüzde ziyarete açık 8 odası bulunmaktadır. İçinde daha önce yaşam olduğuna dair pek çok iz bulunmaktadır. Anadolu’nun El Hamrası olarak anılan Sivas Divrği Ulu Camii, gerçekten taş ustalığıyla yapılan inanılmaz bir yapı. Anadolu Selçuklu Mengücek Beyliği tarafından yaptırılan Cami ve Darüşşifa, 10 binin üzerinde taşın birbirinden farklı şekilde oyularak inşa edilmiştir. Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah’ın tasarladığı yapıda Ahlatlı taş ustalarının yanı sıra Tiflisli ustalar da çalışmıştır. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alması sevindirici. Belki de günümüzde var olan en iyi taş ustalığı eseridir.

Gürlevik Şelalesi, bazı yerlerde Girlevik olarak geçmektedir. Yöre halkının sıkça ziyaret ettiği 30 metre yüksekten akan dağların eteğinde muhteşem bir doğa harikası. Doğal sit alanı olan bölge şehre 30 km uzaklıktadır. Erzincan, Kemaliye Karanlık ( Eğin ) Kanyon, yer yer 500 600 metre yüksekliğe ulaşan kapalı bir ekosistem ile masalsı bir doğa harikası. En İyi İç Anadolu ve Doğu Turumuzda favori noktalarımızdan biri. Dünya’nın en iyi 10 kano rotasından biri seçilmiş. Gerekli seviye sağlandığında tekne turları yapılıyor. Mutlaka birlikte gidelim, birlikte görelim. Benzerleri gerçekten Alpler’de veya Kanada, Amerika’da.

Uşak Ulubey Kanyonu, son yıllarda bilinirliği artsa da hak ettiği değeri henüz bulmuş değil. Dünya’daki en büyük 2 . kanyon ünvanı taşıyan Ulubey Kanyonu Amerika’daki Great Canyon’dan sonra geliyor. Ulubey ve Banaz Çayları boyunca 1 büyük ve onlarca küçük kanyonun bir araya gelmesiyle oluşmuş. Dokuzsele deresi bölgenin kanayan yarası, çevre kirliliği ve özellikle kötü koku nedeniyle bu bölgenin geri kazanımı Ulubey Kanyonu’nda paraşüt ve doğa sporları imkanı tanıyacak. 2013 yılında tabiat parkı ilan edilmesi sevindirici olsa da bu kadar geç kalınması utanç verici.

Eskişehir’de parlayan bir yıldız olan Odunpazarı Modern Müze, Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykelleri Müzesi ile komşu hemen Odunpazarı’nın merkezinde yer alıyor. Dünyaca ünlü Japon Mimarlık ofisi Kengo Kuma and Associates tarafından tasarlanan, Eskişehirli koleksiyoner ve mimar Erol Tabanca tarafından hayata geçirilen Odunpazarı Modern Müze, mutlaka tavsiye ederiz. Türkiye’den ve Dünya’dan çağdaş ve modern sanat eserleri sergilenmekte olup sürekli olarak yeni sergiler ve konuklar ağırlamaktadır.

Karadeniz’in bana göre en güzel şehirlerinden Sinop; Türkiye’nin en kuzey burnu da burada yer alıyor. Hamsilos Koyu ise İnce Burun’da yer alan doğa harikası. Çoğu insan tarafından fiyort olarak anılsa da fiyort değildir. Günümüzde nükleer santral tehdidi ile karşılaşsa da tabiat parkı olması ile doğal güzelliğini korumaktadır. Sinop’a 20 dakikalık mesafededir. Mutlaka görülmesi gereken doğal bir bölge.

Nemrut Krater Gölü, Bitlis’in Ahlat, Güroymak ve Tatvan ilçeleri arasında yer almaktadır. Dünya’nın en büyük 2. Krater gölü ünvanına sahiptir. Ayrıca 2200 metre yükseklikte bulunmaktadır. Yazın yapılan gezilerde dahi kalın giyinmekte fayda var. Adını Babil Hükümdarı Nemrut’tan alır. Aynı zamanda hemen yakında Ahlat Selçuklu Mezarlığı bulunmaktadır. Anadolu’da hükmetmiş bir diğer Türk Devleti Selçuklu tarafından yapılan Mezarlık Dünya’nın en büyük 3. Türk-İslam Mezarlığıdır. 3,5 metre yükseklikte mezar taşları olan ve mezar taşlarının alışılagelmişin dışında her yönünde bulunan şahide ya da süslemeleriyle büyüleyici bir yer. Günümüzde toplam 118 adet abide bulunmaktadır

Kapadokya ülkemizin ve Dünya’nın hiç şüphesiz en popüler turizm destinasyonlarından doğal bir alan. Güzel Atlar Diyarı Kapadokya yaklaşık 60 milyon yılda lavlardan oluşan kayaların zamanla aşınarak şekil alması ile oluşmuştur. Genel olarak Ürgüp, Göreme ve Avanos bölgeleri gezilse de Kapadokya adını alan bölge çok daha geniştir. Her mevsim bir başka güzel olan Kapadokya asıl olarak Erciyes Dağı’ndan püskürtülen lavlardan oluşmuş olup bölgede yer alan yüzlerce, hatta daha keşfedilmeyi bekleyen baya var, yer altı şehirleri ile de büyüleyicidir. Sarıkamış, Dünya’da çok ender görülen kristal kar özelliği ile muhteşem bir kayak merkezi. Kayakseverlerin arayıp da bulamadığı özellikte pistlere ve kara sahiptir. Ancak Sarıkamış’ı ülkemizde daha önemli hale getiren maalesef 1. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 60 bin şehit vermemizdir. Sarıkamış şehitliğinde yeni yapımına başlanan 99 metre yükseklikte bir anıt daha yapılmaktadır.

Antakya nerede? Antakya Akdeniz Bölgesinde, Hatay ili sınırları içindedir. Günümüzde Alevi, Arap, Ermeni ve Türk etnik kökenli nüfusun bir arada yaşadığı ender yerlerimizden biridir. Ayrıca pek çok dizi ile meşhur olmuştur; Asi, Hanımın Çiftliği, Kibar Feyzo, Yasak Elma ve daha pek çok film ve dizi yöre de çekilmiştir. Hatay ilinin Antakya, İskenderun, Dörtyol, Defne, Samandağ, Kırkhan, Reyhanlı, Arsuz, Altınözü, Hassa, Payas, Erzin, Yayladağı, Belen ve Kumlu olmak üzere 15 ilçeden oluşmaktadır. Hatay’ın nesi meşhur? Tepsi Kebabı ile meşhur olsa da yöre de Oruk, İskenderun Döneri, Humus, Künefe, Fellah Köftesi, Muhammara, Mütebbel, Şişperek Çorbası ve Sürk meşhurdur. Mutlaka deneyin. Hatay Türkiye Cumhuriyeti topraklarına 23 Haziran 1939 tarihinde Fransa ile Türkiye ile Suriye Arasında Toprak Sorunlarının Kesinlikle Çözümüne İlişkin Antlaşma çerçevesinde anavatana katılmıştır. Hatay Devlet Meclisi 29 Haziran 1939’Da Türkiye Cumhuriyeti’ne geçmiştir. Titus Tüneli Dünya’da insan eliyle yapılmış en büyük tüneldir. Yaklaşık 1000 kadar esir 1900 yıl önce inşa etmiştir. Çok enteresan olan diğer bilgi de Titus Tüneli ile Roma Kolezyum’unu aynı hükümdarlar yapmıştır. İçerisinde yer alan beşikli Mağarası’da mutlaka ziyaret edilmeli.

Adana, Adana Kebabı ile ünlüdür. Yöreye özgü zırh adı verilen bir bıçak ile parça etin çekilmesi sonrası kuyruk yağı ve pul biber ana maddeler olmak üzere diğer bileşenlerin eklenmesiyle ortaya çıkar. Zırh ile çekilen etin lezzeti başka olur, suyu içinde kalır. Adana ayrıca Köprü ile aklımıza geliyor; bunların en başında Taşköprü gelir, ancak Varda Köprüsü, Misis Köprüsü, Çatalan ve Demirköprü de görülmeye değerdir. Ayrıca James Bond Skyfall filminin bazı sahneleri Varda Köprüsü’nde çekilmiştir. Adana’da gezilecek yerler; Taşköprü, Ulu Camii, Kapıkaya Kanyonu, Varda Köprüsü, Seyhan Barajı, Sabancı Merkez Camii ve Yumurtalık Sahili görmeye değerdir. Varda Köprüsü,biz onu maalesef James Bond Skyfall filminden tanısak da ülkemizin en önemli değerlerinden. Özellikle virajlı olarak imal edilmesi ile benzerlerinden ayrılır. Tripadvisor’Da Adana da yapılacak listesinde 1 numara da yer alıyor. Bağdat-Hicaz Demiryolu’nun tamamlanması için Osmanlı-Alman İmparatorluğu ortaklığı ile yapılmıştır.

Mersin İlçeleri ; Akdeniz, Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mezitli, Mut, Silifke, Tarsus, Toroslar ve Yenişehir olmak üzere toplam 13 ilçesi bulunmaktadır. Kız Kalesi ile tanınan şehirde gezilecek çok fazla yer vardır. Mersin’de gezilecek yerler; Kız Kalesi, Alahan Manastırı, Uzuncaburç Olba Antik Kenti, Yedi Uyurlar Manastırı, Aynalıgöl Mağarası bunlardan bir kaçıdır. Mersin Hava durumu Akdeniz iklimi etkisinde olduğundan yazları sıcak kışları ise ılık ve çoğunlukla nemlidir. Kapadokya bölgesi içinde yer alan Niğde Gümüşler Manastırı, Niğde merkez ilçelerinden Gümüşler’de yer alıyor. Bölgedeki pek çok yer altı şehri gibi kayaların içine oyulmuş ve ciddi bir yaşam sirkülasyonu olduğunu gösteriyor. Dış görünüşü büyüleyici olduğu kadar içerdeki freskler de ayrıca inanılmaz. M.S. 8 yy da kaya kütlesinin içine oyularak yapılmıştır. Ancak devam eden yıllarda da genişletilmeye devam etmiştir.